Zihinsel Engelli Bireyler

Dünya, senden olmayanlarla birlikteyken güzeldir. Onların size kattıklarıyla yaşarsınız. Herkes beyaz olsa, o zaman nasıl fark edeceksiniz beyazı? Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini. Bizi biz yapan yegane şey, bizden olmayan değil midir? Yaşamak biraz da, senden farklı olanların gözünden görmektir dünyayı...


Şüphesiz ki hiçbir birey aynı değildir. Her birey kendine ait özellikleriyle var olur ve özeldir. İnsanoğlu pek çok bireyde ortak olarak görülen özelliklere sahip olan bireyi normal, farklılık gösteren bireyi ise anormal olarak nitelendirmiştir. Oysa farklılık gösteren bireylere göre de normal olmayan bizler değil miyiz? Öyleyse nedir normal? Kime ve neye göre normal? Bireyleri belli özelliklerine göre kalıplara koymak, kendimizden ayırmak yerine, o özellikleriyle kabul edip, beraber yaşamalıyız. Çünkü bireysel farklılıklar, kişinin kendisidir.


Bu bağlamda bireysel farklılıklar din, kültür ve etnik yapıda olduğu gibi kişinin zihinsel, psikolojik ve fiziksel özelliklerinde de gözlemlenebilir. Öyle ki kimimiz okumayı hızlı öğreniriz, kimimizin yavaş, kimimiz matematikte başarılı, kimimiz Türkçe’de. Dolayısıyla her ne kadar belli yaş gruplarının kendine ait ortak gelişimsel özellikleri olsa da, bazı bireylerin akademik, sosyal, bilişsel ve öz bakım becerileri birbirinden farklı gelişebilir. Gelişimsel olarak akranlarından farklılık gösteren özel bireylerden biri de zihin engelli bireylerdir.

Zihin Engeli Nedir? Zihin Engelli Birey Kimdir?

Bilimsel çalışmalarda ve çeşitli kurumlarda bu durum için “zihin yetersizliği”, “zihinsel yetersizlik”, “zihin engeli” ve “zeka geriliği” gibi farklı terimler kullanılmaktadır. Biz bu yazıda “zihin engeli” terimini kullanacağız.

Zihin engeli bir gelişimsel yetersizlik türüdür. Zihin engeli, genel anlamda bireylerin zihinsel gelişmesindeki gecikmeler, çevreye uygun olmayan davranışlar ya da olgun olmayan tepkilerde bulunma, akademik, psikolojik, fiziksel, sosyal ve dil gelişimi alanlarında ortalamanın altında performansta bulunmayla kendini gösterir. Zihin engeli olan çocuklar, akıl yürütme, soyut kavramları anlama ve zihinsel işlemler yapmada zorluk yaşadıkları için genellikle sınıf düzeyinin gerisinde kalmaktadırlar. Zihin engelinin ne olduğuna dair yapılan çalışmalarda pek çok farklı tanıma rastlanmaktadır.

 

Günümüzde en sık kullanılan en güncel tanım ise Amerikan Zihinsel ve Gelişimsel Yetersizlikler Birliği (AAIDD-American Association on Intellectual and Developmental Disabilities)’nin yapmış olduğu tanımdır. AAIDD’nin 2010 yılında yapmış olduğu tanıma göre zihin engeli, “zihinsel işlevlerde ve uyumsal davranışlarda gözlenen önemli düzeyde sınırlılıkların karakterize ettiği; bilişsel, sosyal ve pratik uyumsal becerilerde kendini gösteren bir yetersizlik türüdür. Bu yetersizlik 18 yaşından önce ortaya çıkmaktadır”.

 

Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği (2012)’nde ise zihin engelli bireyler “Zihinsel işlevler bakımından ortalamanın iki standart sapma altında farklılık gösteren, buna bağlı olarak kavramsal, sosyal ve pratik uyum becerilerinde eksiklikleri ya da sınırlılıkları olan, bu özellikleri 18 yaşından önceki gelişim döneminde ortaya çıkan ve özel eğitim ile destek eğitim hizmetlerine ihtiyaç duyan birey ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.

 

Zihin Engelinin Nedenleri

Zihin engelinin birçok nedeni olduğu bilinmekle birlikte, pek çoğunun nedeni henüz açıklanamamaktadır. Zihin engelinin nedenleri oldukça karmaşık olabilir ve çeşitli durumlar birbiriyle etkileşime girebilir. Dolayısıyla nedenler zihin engelinin oluş zamanına göre doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası nedenler olarak üç grupta ele alınabilir.


1. Doğum öncesi nedenler: *Kromozomal bozukluklar (Down sendromu, fragile X, Williams sendromu, Prader-Willi sendromu), *metabolizmanın işleyişiyle ilgili sorunlar (fenilketonüri/PKU), *beyin gelişimi ile ilgili sorunlar (mikrosefali, hidrosefali) ve *çevresel faktörler (fetal alkol sendromu).
 

2. Doğum anı nedenleri: Bebeğin doğum sırasında oksijensiz kalması ve beyin sarılmasından kaynaklanan beyin incinmesi gibi durumlar.
 

3. Doğum sonrası nedenler: Çocuğun geçirmiş olduğu hastalıklar (örneğin menenjit), geçirmiş olduğu kazalar (örneğin trafik kazaları, yaralanmalar), yetersiz beslenme ve fiziksel istismar.

 

Zihin Engelini Nasıl Önleyebiliriz?

Zihin engelini önlemeye yönelik üç düzeyden oluşan bir önleme süreci önerilmektedir:


Birinci düzey önleme; olası bir zihin engeline yol açabilecek durumların önlenmesidir. Örneğin, annenin hamileliği sırasında alkol, sigara vb. kullanmaması, zehir maddelerden uzak durması gibi.


İkinci düzey önleme; hali hazırda var olan bir durumun zihin engeline yol açmasının önlenmesidir. Örneğin, fenülketonirili bir bebeğin uygun diyet alması, genetik yapısındaki sorunu gidermez ancak zihin engeli oluşmasını önleyebilir.


Üçüncü düzey önleme; zihin engelini en alt düzeye çekebilmek ve engele neden olan durumların yarattığı ikincil etkileri önlemek için yapılan çalışmalardır. Örneğin, yeni travma ve yaralanmalardan kaçınma, toksik etkiyi azaltma, risk grubundaki çocuklara erken eğitim sunma gibi.

 

Zihin Engelli Çocukların Bilişsel Özellikleri

Akademik kavramları geç ve güç öğrenirler. En çok sorunu akademik etkinliklerde yaşarlar.

  • Dikkat süreleri kısa ve dağınıktır.

  • İlgileri kısa sürelidir.

  • Soyut terim, tanım ve kavramları çok geç ve güç anlar ve kavrarlar.

  • Zaman kavramları çok geç ve güç gelişir.

  • Konuşma gelişimleri zihin yetersizliğinin derecesine bağlı olarak yavaş gelişir.

  • Kazandıkları bilgi ve becerileri yalnız öğrendikleri durumlarda ve şekilde uyguladıkları için kazandıkları bilgileri, ilişkilerine göre gruplamada ve genelleme yapmada zorlanırlar.

  • Yeni durumlara uyum sağlamada zorluk çekerler.

  • En basit yapabilecekleri işlerde bile küçük bir başarısızlığa düşer düşmez işi derhal bırakma eğilimi gösterirler.

  • Kendilerinden küçükler ile ilişki kurmayı ve oynamayı tercih ederler.

  • Gördükleri, duydukları ve öğrendikleri şeyleri çabuk unuturlar.

  • Algıları ve tepkileri basittir.

Bu özellikler genel olarak tüm zihin engelli çocuklarda görülmekte ancak bu becerilerdeki başarısı zihin yetersizliğinin derecesine göre değişmektedir. Örneğin; hafif derecede zihin yetersizliği olan çocuklar okuma-yazma, matematik gibi okul ile ilgili temel becerileri kazanabilirler. Orta derecede yetersizliği olan çocukların çoğunluğu ise okuma-yazma ve aritmetik becerileri ancak, sık karşılaştıkları bazı sözcükleri, işaretleri ve sayıları tanıyabilirler.

 

Zihin Engelli Çocukların Sosyal ve Duygusal Özellikleri

Yakın çevresindekilerle kolay dostluk kurmada ve kurdukları dostlukları uzun süre devam ettirmede zorluk yaşarlar.

  • Sosyal ipuçlarını kavramada zorlanırlar.

  • Sosyal ilişkilerinde grup içinde daima başkalarına bağımlı olmayı tercih ederler.

  • Liderlik sorumluluğunu almaktan çekinirler.

  • Kendi kendilerine bir işi başlatma ve devam ettirmede zorlanırlar.

  • Duygu ve düşüncelerini açık ve bağımsız olarak ifade etmede güçlük yaşarlar [2].

  • Başkalarının bakış açısını anlama ve başkalarının yerine kendini koyarak düşünebilme gibi becerileri geç ve güç kazanırlar.

  • Genellikle güvendikleri kimsenin onayını bekler ve yardımına gereksinim duyarlar.

  • Oyun ve toplum kurallarına uymakta zorluk çekerler.

  • Toplumsal görgü kurallarına uymada güçlük gösterirler. Sosyal ilişkilerde her şeyin kendilerine ait olmasını isterler.

Yaşıtlarından kabul gördüklerinde hafif derecede zihin yetersizliği olan çocuklar onlarla bir arada olup kolayca anlaşabilirler. Orta derecede yetersizliği olan çocuklar daha çok kendi yaş grubu ile değil, kendinden küçük çocuklarla arkadaşlık edip, oyun oynarlar ancak sıklıkla yalnızlığı tercih etme eğilimindedirler. Oyun ve sosyal
kurallara uymakta güçlük çekerler.

 

Zihin Engelli Çocukların Dil ve Konuşma Özellikleri

Alıcı ve ifade edici dil becerileri sınırlıdır.

 

  • Karşılıklı konuşma becerilerinde konuşmayı başlatmada güçlük yaşarlar.

  • Belirli bir konu çerçevesinde bir hikâyeyi anlatmada zorluk yaşarlar.

  • Gecikmiş konuşma, ses üretimi bozukluğu, kekemelik ve artikülasyon (ses ekleme-düşürme, hece ekleme-düşürme gibi) bozukluğu yaşarlar.


Dil gelişiminde zihin engelinin derecesi önemli bir etmendir. Bu nedenle zeka bölümü puanı 50’nin üzerinde olan çocukların dil becerilerinde belli derecede yetersizlik ortaya çıkmakta, zeka bölümü puanı 50’nin altında olan çocuklarda ileri derecede dil ve konuşma problemleri görülmektedir. Ağır derecede zihin engelli çocukların hafif derecede zihin engelli çocuklara göre zihin yetersizliğine bağlı olarak konuşmaları daha geç gelişmekte ve daha fazla konuşma bozukluğu göstermektedirler.

Hafif derecede zihin yetersizliği olan çocuklar normal yaşıtlarına göre daha geç konuşmaya başlarlar. Sözcüklerde bazı sesleri atlama, bazı sesleri ekleme veya sesleri yanlış söyleme gibi konuşma bozuklukları görülür. Sınırlı sözcük ve cümlelerle de olsa çevresindekilerle konuşarak iletişim kurabilirler. Orta/ağır derecede zihin yetersizliği olan çocuklar konuşma problemlerine ek olarak çok daha sınırlı sözcük ve cümlelerle duygu, düşünce ve isteklerini ifade edebilirler. Konuşmanın çok sınırlı ya da hiç olmadığı durumlarda isteklerini ifade etmek için sesler ya da işaretler kullanabilirler.

 

Zihin Engelli Çocukların Davranışsal Özellikleri

Zihin engelli çocuklar kendi içlerinde önemli bireysel farklılıklar gösterirler. Bazı tipik ve psikolojik ve davranış özelliklerinden bahsedilmesine karşın tüm zihin engelli çocukların bu özelliklere sahip oldukları anlamı çıkartılmamalıdır.

Zihin engelli çocuklarda dikkat problemleri yoğun olarak görülmektedir. Öğrenme problemlerinin
önemli bir bölümü dikkat problemlerinden kaynaklanmaktadır. Dikkat ve hatırlama, kendini düzenleme ve güdülenmedeki sorunlar ise akademik ödevlerde başarısızlıkları beraberinde getirmektedir.

 

Zihin engelli çocukların sınırlı zihinsel yeteneklerinden dolayı, normal gelişim gösteren akranlarına göre problemlerle baş etme yetenekleri sınırlıdır. Zihin yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkan anlama, kavrama ve problemlerle baş etmedeki bu güçlükler çocukların sosyal ortamlarda uygun davranışları sergilemelerinde, sosyal kuralları anlamaları ve uygulamalarında sorunlar yaşamalarına neden olmaktadır. Bununla birlikte; zihin engelli çocuklar, ihtiyaçlarını ifade edememe ve diğer bireylerle iletişim kuramama gibi yetersizlikleri sonucu hırçınlık, inatçılık gibi uygun olmayan davranışlar sergileyebilmektedirler. Uygun olmayan davranışların temel amacı ise dikkat çekmedir.

Zihin engelinin derecesi arttıkça bu davranışların görülme sıklığı da artmaktadır. Özellikle ağır derecede zihin engelli çocuklarda tekmeleme, vurma, saç çekme, tükürme, kendini yaralama gibi uygun olmayan davranışlar daha yaygındır.

Erken dönemlerde görülen uygun olmayan davranışların daha sonraki dönemlerde görülecek olan daha ciddi uygun olmayan davranışlara dönüşmemesi için erken dönemde tespit edilip gerekli önleyici müdahalelerin zamanında yapılması önemlidir. Zihin engelli çocukların uygun olmayan davranışlarının giderilmesi için özel eğitim alanında birçok farklı yöntem ve teknik kullanılmaktadır.

 
  • Facebook Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon