Otizm spektrum bozukluğu bulunan çocuklarda ne tür dil ve konuşma sorunları gözlenmektedir?

Bu tür çocuklarda dili çeşitli bileşenlerine ayırıyoruz. Dil ve konuşma dediğimizde görsel olarak “Elma” dediğinizde elmayı bilmesi ve elmayı söylemesi, yani ağızdan “Elma” şeklinde çıkması, elmayı ifade edebilmesi bir dil ve konuşma özelliğidir.


Dil dediğimiz şey; çocuğun zihninde, çevresinde bulunan nesneler sözel olarak ifade edildiğinde bu nesnelerin zihninde canlanabilme becerisidir ve en temel beceri olarak tanımlanır.


Konuşma ise; çocuğun zihninde olan bu resimlerin, görsellerin veya düşüncelerin sözel olarak karşı tarafa ifade edecek şekilde, çeşitli planlama süreçlerinin takibi sonrasında ağızdan çıkma biçimidir.


Dil becerilerinin zihindeki kazanımı ve konuşma becerilerinin motor kazanımı kombineli bir süreçtir ve bu süreçte çocuk çeşitli aşamaları takip etmektedir. Dilin çeşitli bileşenlerinin eşgüdümlü olarak gelişmesi bu noktada oldukça önemlidir. Nedir bu dil bileşenleri? Sözcük bilgisinin gelişmesi, dil bilgisi, sözcükleri bir araya getirebilecek cümle yapılarını oluşturacak becerinin kazanılması, dilbilgisel yeterliliğin ve kazanımın oluşması, dile ait ekler, kökler ve daha farklı bilişsel kazanımlar ile birlikte sözcük yapılarını analiz edecek, düşünecek ve farklı sözcük yapılarının kazanımını sağlayacak daha farklı becerilerin kazanımı ve bunların hepsinin içerisinde bulunduğu kullanım becerisinin kazanımıdır.


Örneğin; çocuk “Nasılsın?” ın ne demek olduğunu biliyor, “Nasılsın?” sorusunu sorabilir, “Siz nasılsınız?” sorusuna “İyiyim” yanıtını verebilir ama doğru diyalog kurarken doğru yerde “Nasılsın?” sorusunu sormaz ve kullanmaz ise bu durum dilin kullanım bilgisinin doğru kazanımının sağlanmadığını gösterir veya kendisini farklı yetişkinler yerine koyup, farklı birisinin yerine düşünüyor olabilme durumunda duygu ve düşüncelerini nasıl ifade edebileceğine yönelik kazanımlar doğru sağlanmadığı zaman dili kullanım bilgisi bakımından, dili kullanım becerileri bakımından çeşitli sorunlar yaşamaktadır.


Otizm spektrum bozukluğunda gördüğümüz en geniş kapsamlı dil ve konuşma boukluklarına yönelik sorunlar genellikle dili edinim bilgisi ve dili kullanım bilgisinde gördüğümüz sorunlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Yani; çocuğun tekrarlama becerisi gelişmiş olabilir, söylediğiniz her şeyi tekrarlıyor olabilir. Tekrarlama ile birlikte çocuğun sözcük dağarcığı da çok güzel gelişmiş olabilir. Tüm hayvanları, meyveler, sebzeleri, fiilleri, zarfları bilebilir ancak onları, cümle üretecek düzeyde kullanım bilgisi kazanmamış olabilir. Veya bunların hepsini kazanmış ancak karşı tarafla doğru bir şekilde etkileşime girip, edindiği bu dil bilgisel kazanımı diyaloğa dönüştüremeyebilir. Bunların hepsi dil ve konuşma sorunlarının bu çağa ait çeşitli periyotlarda takip edilen dil ve konuşma kazanımının doğru sağlanmaması sonucunda elde ettiğimiz durumlar olarak tanımlanabilir.


En sık gördüğümüz sorunlar semantik ve pragmatik sorunlardır. Semantik sorunlar, anlam bilgisi yönüyle kazanımın doğru sağlanamaması, çocuğun kategorik olarak sözcükleri anlamlandıracak ve kendi anlamlı kategorilerini zihninde oluşturamamasıdır. Örneğin; 1’ den 100’ e kadar sayabilir, tüm meyveleri bilebilir, tüm hayvanları bilebilir, isimlerini tek tek ezbere kullanabilir ancak anlamsal yönüyle bunlarla alakalı cümle kurma becerisinde güçlük yaşıyor olabilir. Ve bu cümleleri kursa bile baştan sona bir öyküleme ve anlatım süreçlerinde çeşitli sorunlar yaşıyor olabilir. En geniş perspektifte otizm spektrum bozukluğunda gördüğümüz dil ve konuşma sorunlarını bu şekilde tanımlayabiliriz.


Bazı çocuklarda ses bilgisel kazanım da sağlanmayabilmektedir. Bu bir dil özelliğidir. Ses bilgisel kazanım demek, konuştuğumuz dile ait konuşma seslerinin (yazı dilinde bunlara harf, konuşma dilinde ses denmektedir) doğru manipule etme becerisinin kazanılmamış olma durumudur. Örneğin; çocuğun “kapı” yerine “tapı” demesi, “k” ve “t” sesini doğru ayırt edemiyor olması en temel düzeyde tanımlanabilecek sesletim /ses bilgisel bozukluktur. Çocuk bu kazanımı da sağlayamayabilir.


Otizm spektrum bozukluğunda en çok dili edinim ve kullanım bilgisine yönelik bozukluklar görülür. Fakat yukarıda belirttiğimiz sorunlar da dili edinim ve kullanım bilgisine yönelik bozukluklara eşlik edebilir. Aynı şekilde kekemelik de bu duruma eşlik edebilir.


Peki biz bunun için ne yapıyoruz?

Dil bilgisel kazanımsal çalışmalar yapmak bu noktada çok önemli ve etkilidir. En başta çocuğun detaylı bir değerlendirmesini yapıyoruz. Çocuk, eğer bir çocuk-ergen psikiyatristinin detaylı değerlendirmesinden geçmiş ve takibi yapılmış, çeşitli tetkikler yapılmış, en sonunda bu spektrumda bulunduğu sonucu aileye bildirilmiş ve aile bir arayış içerisinde ise merkezimize geldiklerinde çocuğun dil ve konuşma yönüyle detaylı ve yeterli bir değerlendirmesini yapıyoruz.


Dilin aşağıdaki hangi bileşeninde sorun yaşıyor, öncelikle bunu tespit etmeye yönelik çalışıyoruz.

· Kullanım bilgisi

· Edinim bilgisi

· Anlam bilgisi

· Sözcük bilgisi

· Dil bilgisi

· Fonolojik bilgi


Bunların hepsi hangi basamakta ne tür sorunlar yaşıyor ve kendi akranlarına ne kadar denk, bunu tespit ediyoruz. Ardından çocuğun ihtiyaçlarına yönelik bireyselleştirilmiş, bireye özgü terapi içeriği oluşturulması çok önemlidir. Bu bağlamda, çocuktan çocuğa grup terapileri de etkili olabilir. Grup terapileri, çocuğun bireyselde öğrendiğini grupta denemek için ciddi anlamda olanak sağlayabilir. Ancak önceliğimiz bireyselleştirilmiş terapiler ile çocuğun ihtiyaçları doğrultusunda, ihtiyaçları miktarında terapi süreçlerini dil bilgisel ve konuşma yönüyle destekleyici bir içerik sunmak ve bu içeriğin pekişmesini sağlamaktır.


Kurumumuzda buna yönelik bir değerlendirme süreci takip ediyoruz. Değerlendirmemiz sonrasında hangi basamakta ne kadar geri ise o basamağa yönelik nitelikli, bütünleştirilmiş bir dil ve konuşma terapisi süreci başlatıyoruz. Bu süreç; sözcük çalışmalarını, anlatım çalışmalarını, dil bilgisel çalışmaları, kavramsal çalışmaları, çocuğun zihninde niteliksel kazanımları sağlayacak dil bilgisel özellikleri zenginleştirecek çalışmaları içerebilir. Tamamen bireye özgü, dil bilgisel özellikleri yönünden ve dilsel özellikleri yönünde kazanım sağlayacakları bir içerik takip ediyoruz.


Bununla beraber konuşma gelişimi de ciddi anlamda önem taşımaktadır. Alıcı dil becerileri altında çalıştığımız bu kazanımları, ifade edici dil basamakları becerilerine de taşıması için çeşitli aşamalar takip ediyoruz. Ve bu kazanımların kullanılması, gündelik hayatta uygulanması yönünde test yapıyoruz. Bunların hepsi bireyselleştirilmiş dil ve konuşma terapisi sürecinin içerisinde yer almaktadır. Kapsamlı olarak durumu ele alıyoruz ve kapsamlı olarak süreci yürütmeye çalışıyoruz. Bu noktada çocuğun özel eğitime, ergoterapiye veya duyu bütünlemeye de ihtiyacı olabilir. Bu sebeple diğer çeşitli meslek grupları ile multidisipliner bir sürecin desteklenmesi oldukça önemlidir. Çünkü bu durum nörogelişimsel bir bozukluktur ve davranışsal bir varyant ve iletişimsel dil ve konuşma özellikleri ile farklı bir varyantı bütünleşik bir sorun olarak ele alındığı ve birbirini tamamlayan, bütünleyen durumlar olduğu için bir meslek grubunun kendi disiplininde etkin olmasına karşılık diğer meslek grubundaki disiplinin eksik kalması çocuğun o alanda geride kalmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple süreci multidisipliner yönetmek oldukça önemlidir.